İNSAN
Eger Bütün etrafindakiler panik içine düstügüVe bunun sebebini senden bildikleri zamanEger sen basini dik tutabilir ve sagduyunu kaybetmezsenEger sana kimse güvenmezken sen kendine güvenirVe onlarin güvenmemesini de hakli görebilirsenEger beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsanVeya hakkinda yalan söylenir de sen yalanla is görmezsenYa da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptirmazsanBütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akilli görünmezsenEger hayal edebilir de hayallerine esir olmazsanEger düsünebilip de düsüncelerini amaç edinebilirsenEger zafer ve yenilgi ile karsilasirVe bu iki hokkabaza ayni sekilde davranabilirsenEger agzindan çikan bir gerçegin bazi alçaklar tarafindanAhmaklara tuzak kurmak için egilip bükülmesine katlanabilirsenYa da ömrünü verdigin seylerin bir gün basina yikildigini görürVe egilip yipranmis aletlerle onlari yeniden yapabilirsenEger bütün kazancini bir yigin yapabilirVe yazi -tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsenVe kaybedip yeniden baslayabilirVe kaybin hakkinda bir kerecik olsun bir sey söylemezsenEger kalp, sinir ve kaslarini eskidikten çok sonra bile isine yaramaya zorlayabilirsenVe kendinde ‘dayan’ diyen bir iradeden baska bir güç kalmadigi zaman dayanabilirsenEger kalabaliklarda konusup onurunu koruyabilirsenYa da krallarla gezip karakterini kaybetmezsenEger ne düsmanlarin ne de sevgili dostlarin seni incitmezseEger asiriya kaçmadan tüm insanlari sevebilirsenEger bir daha dönmeyecek olan dakikayi, altmis saniyede kosarak doldurabilirsenYeryüzü ve üstündekiler senindirVe dahasi sen bir INSAN olursun oglum...”
(Rudyard KIPLING)
